Register Login

turkbayragi_gozde.jpg

 ÖNSÖZ

Bu ülkenin başına bu partiyi, bu insanları kim getirdiyse ne olur alsın götürsün bu insanları!!

Ben bu websayfasını kişisel websayfam olarak kullanmak amacıyla almıştım fakat ülkemiz bu denli büyük bir tehlike altındayken ve medyada hiçbir tepki bulamadığım için bu sayfayı kendi düşünce ve görüşlerimi açıklamak için kullanacağım.

Bu websitesi kesinlikle ticari amaclı değildir, bu sitede reklam vs bulamazsınız. Sadece bu ülkenin bir ferdi olarak düşüncelerimi yazdığım bir köşedir.

Kim mi takar beni, kim mi ziyaret eder bu sayfayı? Bilmem. Ama hiçbirşey yapmadan oturmaktan iyidir. 'Herkes' basit ve cesur bir adım atarsa çok şeyler düzelebilir. Düzelmesede 'ben birşeyler söyledim, kendi çapımda bir şeyler denedim' diyebilir en azindan.

Görüşlerimi 'Düşünceler' kısmında bulacaksıniz.

Yigit Ersun.

 Kimdir Yiğit Ersun?

Ben 11 sene Amerika'da oturmuş, okumuş, çalışmış, yüksek İnşaat Mühendisliği diploması olan fakat inşaattan pek anlamayan, bilgisayar yazılımı yapan, iyide yazılımlar yapan, ülkesine büyük bir sevgi besleyen bir TÜRK'üm.

Ne kadar modası geçmis birşey böyle TÜRK'üm filan demek. Hele birde büyük harfle yazıyorum. Kro'muyum neyim? Bide bana sanki demokratik değilmişim gibi bakarlar, Türk olduğunu söylemek ayrımcılıktır. Öyle ya, ne alaka TÜRKİYE'de TÜRK olmak ve bunu söylemek, çok 'Ayrımcı' bir kelime.

Ben önümden giden arabanın arka camında 'Atam İzindeyiz' yazan günleri hatırlıyorum. Ne büyük huzur dolarmış içime, simdi farkediyorum eksikliğini.

Tamamen modası geçti ama ben Türküm ve Mustafa Kemal'in öz soyundan geliyorum. Tıpkı onun düşüncelerini kavramış diğer Türk vatandaşları gibi.

Nasıl biriyim ben?

İnsanlara yardım etmeyi, iyilik yapmayı, dürüst olmayı ve doğru konuşmayı severim. Karşımdaki insana daima özen gösterir, kırmamaya çalışır, düşünce ve fikirlerini anlamaya, saygi duymaya çalışırım. Bana zarar vermeyecek hiçbir hayvanı öldürmem ve hayata ve tabiatın ahenkine çok büyük saygım vardır. Bu yüzden doğrucu bir insan olmak bana 'doğal' geliyor herhalde, kendimi zorlamam gerekmiyor. Böyle bakınca ne kadar basit ve kolay herşey, peki niye etrafımdaki çoğu insan aynı şeyi yapamıyor? Basit - çünkü 'Hayatta neyi aradıklarını bilmiyorlar'. Sevgi, dürüstlük, doğruluk mu? Para, kariyer, hırs mı? Hayat o kadar kısa ki, yanlış yoldan yürüyünce sonunda insanın kendinden başka hiçkimsesi kalmıyor. Hepimiz toprak olup gidiyoruz. Önemli olan insanlık ve evrensel doğrular adına güzel birşeyler bırakmak, öyle hatırlanmak. Bkz. Mustafa Kemal Atatürk.

Bu yüzden dindar insanları çok sevirim. Gerçekten yaradana sevgisi ve saygısı olan insanların aradığı birşey vardır, onlar hayata bir sukunet ve huzurla bakarlar, sevgiyi, saygı duymayı, yetinmeyi ve iyi olmayı ilke edinirler. Namaz kılmakda bir meditasyondur, dua etmekte. Malesef ben dinimizin vecibelerini gerektiği kadar yerine getiremiyorum ama getirenlere sonsuz saygım vardır.

Ne yazıkki öyle dindar olduğunu idda eden insanlar varki 'dindarım' demeğe utanır insan. Dinin öğretilerinin hiçbirini özümseyememiş insanlar dini siyasi ve şahsi amaçları için kullanıp koskaca bir ülkeyi ve cumhuriyetini pazarlarlar. Yalan söylerler, yetimin, şehitlerinin, vatandaşının hakkını umursamadan peşkeş çekerler.

Nerede burda dürüstlük, nerede burda doğruluk, nerede burda iyilik, kısaca nerede burda DİN? İşte dinin öğretilerini özümseyemeyen bu insanlar Mustafa Kemal'in de öğretilerini özümseyememişlerdir. Ve gerçekten hiçbir anlamı olmayan bir tez savunurlar, Mustafa Kemal'i özümseyen bir insan sanki dini özümseyemezmiş gibi. Hiçbirşeyi özümseyemeyen bir insan için iddealı bir idda...

Hiçbir kılıfa girmez bu insanlar aslında, ne yazıkki Türkiye dışından finansal ve siyasi kuruluş ve ülkelerce desteklenmektedirler ve bir 'İlüzyonun' arkasına gizlenmişlerdir. İnanırmsınız Türkiyede gelir seviyesi düşük semtlerde sırf 'Ekmeğe zam yapmadı' diye destekleniyor bu insanlar. Çünkü bu insanların birincil derdi ekmek haliyle, karınlarını doyurup televizyonun karşısına geçince ne görürlerse ona inanıyorlar. Medyanın tutumunu Ankara Cumhuriyet yürüyüşünde gördük. Yıllardır evimize soktuğumuz yayın kuruluşlarının ne mal olduğu çıktı ortaya. Ben artık almıyorum bu yayınları, onlar beni değil, Türkiye'yi kaybetti.

Bu ülke çok kısa bir süre sonra öyle bir hale gelicekki, ev sahibimiz yabancılar olacak, biz Türkiye'de yabancı sirketlerde çalışıp, yabancıların evlerinde kirada oturacağız - oturuyoruz bile. Bir alışveriş merkesine girerseniz bir kalıp Hacı Şakir sabunu alıpta üretici firmasına bir bakın. Hazir o reyondayken bütün sabun, şampuan, diş macunu firmalarının üreticilerine bakın. Bütün bir Türk halkı kimden alıyor temizlik malzemelerini bir araştırın. Yoğurdu yemez bu yabancılar - ona dokunmasalardı bari, yoğurdun doğduğu ülkemizde Fransız yoğurdunun ne işi var? Niye? 'BABALAR GİBİ SATIP - VİCDANSIZCA SÖMÜRÜYORLAR BU ÜLKEYİ' de ondan.

İşte ben buyum. Tek bir Türk, tek bir vatan için burda bunları yazıp, birşeyler yapmaya çalışıyor...

 

Copyright 2006 by Yigit Ersun Privacy Statement  Terms Of Use